<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>SağlıkZ &#124; a&#039;dan z&#039;ye sağlıklı yaşam</title>
	<atom:link href="http://www.saglikz.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikz.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 Mar 2011 22:49:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Menopoz Döneminde Cinsel Yaşam</title>
		<link>http://www.saglikz.com/menopoz-doneminde-cinsel-yasam.html</link>
		<comments>http://www.saglikz.com/menopoz-doneminde-cinsel-yasam.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Mar 2011 22:49:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Comrade</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz döneminde ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[Menopoz Döneminde Cinsel Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz döneminde kuruluğun sebebi]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[menopozun olumlu yönleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikz.com/?p=89</guid>
		<description><![CDATA[Menopoz Döneminde Cinsel Yaşam &#160; Menopoz döneminde her zaman ağrı olmayabilir, fakat genelde gördüğümüz cinsel ilişki esnasında ağrı olmasıdır. Bunun nedenide vajinal kuruluktur. Bu ıslaklığı sağlayan östrojen hormonudur. Östrojen hormonu... <a class="meta-more" href="http://www.saglikz.com/menopoz-doneminde-cinsel-yasam.html">Devamını oku <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikz.com/wp-content/uploads/2011/03/menopoz-nedir-5235.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-90" title="Menopoz Döneminde Cinsel Yaşam" src="http://www.saglikz.com/wp-content/uploads/2011/03/menopoz-nedir-5235.jpg" alt="" width="300" height="180" /></a></p>
<p>Menopoz Döneminde Cinsel Yaşam</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Menopoz döneminde her zaman ağrı olmayabilir, fakat genelde gördüğümüz cinsel ilişki esnasında ağrı olmasıdır. Bunun nedenide vajinal kuruluktur. Bu ıslaklığı sağlayan östrojen hormonudur. Östrojen hormonu burada sulanmaya aynı zamanda bezlere salgı yapmayı sağlar. Bu hormon sayesinde daha güzel daha ağrısız bir cinsel ilişki sağlanabilir. Ağrıyla birlikte cinsel ilişki esnasında eğer kanama olucak olursa bu bizim için önemli bir semptomdur. Bu kanama genellikle bu bölgedeki derinin incelmesine, mukozanın incelmesine bağlıdır. Fakat altında yatan başka bir neden olmasın diye mutlaka smear testi ve rahim ultrasonografisiylede kanamanın diğer olabilecek nedenleri ekarte edilmelidir. Bu konuda çok ciddiye alınıp tam bir jinekolojik muayne yapılması gerekir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Menopoz döneminde kuruluğun en önemli sebebi östrojen hormonudur. Östrojen hormonu eğer olmayacak olursa bu genital bölgede kan akımı azalır, buna bağlı sulanma azalır. Aynı zamanda bir takım bezlerin salgıladığı salgılar azalır ve buda çok şiddetli ağrılara sebebiyet verebilir cinsel bölgede. Bunun tedavisi son derece basittir. Östrojen hormonu tedavisi yapılır. Bu tedaviye sistemik olarak ağızdan haplarda verilebilir veyahut lokal olarakda vajinal yoldan kullanılabilir. Her iki şekilde de uzun süreli tedaviler bazen gerekebilir. Ancak kontrollü bir tedavi ile bu tür şikayetlerin üstesinden kolaylıkla gelinebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Menopozun kadın cinselliğine olumlu etkileride olabilir. Bu kadınların menopoza nasıl baktığına bağlıdır. Çünkü menopozla birlikte artık doğurganlık bitmiştir ve istemdışı olan gebeliklerin önlenmesi sorunu artık ortadan kalktığı için kadınlar daha rahat cinselliği yaşayabilirler ve bunlarda bu durumda kadınların cinsel hayatlarını olumlu yönde etkileyebilir. Menopozda görülen fizyolojik sorunların yok edilmesi, eksik olan östrojen hormonunun yerine konulması, bir parça belki testestoron hormonu verilmesi kadın cinselliğini uyarıcı ve olumlu yönde etkiler ve cinsel hayatın daha güzel geçmesini sağlayabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikz.com/menopoz-doneminde-cinsel-yasam.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bel Soğukluğu</title>
		<link>http://www.saglikz.com/bel-soguklugu.html</link>
		<comments>http://www.saglikz.com/bel-soguklugu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Mar 2011 21:16:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Comrade</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Soğukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[bel soğukluğu nasıl bulaşır]]></category>
		<category><![CDATA[bel soğukluğu tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[bel soğukluğunun tedavisi neyle olur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikz.com/?p=83</guid>
		<description><![CDATA[Bel Soğukluğu Bel soğukluğu halk arasında kullanılan bir tabir sifiliste olduğu gibi bel soğukluğuda iki grupta incelenebilir. Latince ismiyle üretrit yani idrar yolunun cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar anlamına kullanılır. İki... <a class="meta-more" href="http://www.saglikz.com/bel-soguklugu.html">Devamını oku <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikz.com/wp-content/uploads/2011/03/bel-soguklugu1-7667.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-87" title="Bel Soğukluğu" src="http://www.saglikz.com/wp-content/uploads/2011/03/bel-soguklugu1-7667-300x215.jpg" alt="" width="300" height="215" /></a></p>
<p>Bel Soğukluğu</p>
<p>Bel soğukluğu halk arasında kullanılan bir tabir sifiliste olduğu gibi bel soğukluğuda iki grupta incelenebilir. Latince ismiyle üretrit yani idrar yolunun cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar anlamına kullanılır. İki ana grupta incelenir. Gomore ve mongogonsik üretit diye. Gomore üretritiği yani gomoreye bağlı bel soğukluğunda hastalık bir mikrop nedeniyle olmaktadır. En sık gözüken bel soğukluğu mikrobudur. Özellikle genç yetişkin erkeklerde elli yaşa kadar sık gözükür. Diğer mikroorganizma mongogonsik dediğimiz gomoreyle olmayan bel soğukluğuda üroglazma denilen parazite benzeyen hücre içi mikroplardır. Bunların arasındaki fark genelde akıntının renginin farklı olması ve bulaşmadan sonraki kuluçka döneminin farklılığıyla ayırt edilir. Semptomları tamamiyle aynıdır yani bütün akıntılı hastalıklarda semptomlar aynıdır. Bulaşıcıdır, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların en sık rastlanılıdır ve toplumda çok sık rastlanmaktır.</p>
<p>Bel soğukluğunun tedavisi son derece basittir. Burada önemli olan hangi tip bel soğukluğu olduğudur, daha önce söylediğimiz gibi gomoreyse başka türlü, mongogonsik üretsitse başka türlü tedavi edilir. Genellikle %30 ila %70 oranında gomore enfeksiyonun üstüne ikincil olarak mongogonsik üretritlerde yerleşiyor yani gomore olarak başlasa bile bitişi mongogonsik olabiliyor erkeklerin özellikle. Bu bakımdan kongrine tedavi denilen hem gomorenin tedavisi hem mongogonsik üretsi tedavisini bir bütün olarak uygulamakta fayda görülmektedir. Tedavisi tamamiyle antibiyotikle olmaktadır. Penisilin grubu antibiyotiklerin ağızdan tedavisi ile iğne tedavisine ihtiyaç yoktur. 7 ila 14 günlük tedavi gomore enfeksiyonunu düzeltmektedir. İkinci bir yaklaşım şekli eğer 7 ila 10 günlük tedavi süresinde sarımsı yeşilimsi renkli olan akıntı erkekte kesilmiyor ve renk değiştirip cam gibi şeffaf hale geliyorsa o zaman mongogonsik üretrit üstüne eklendi demektir. O zaman mongogonsik tedavide eklenebilir. Yani önce penisilin grubu tedaviyle başlanıp devamı durumunda tetrogog grubu denilen başka bir grup antibiyotikle mongogonsik üretit tedaviside yapılabilir veya baştan bunun olabileceğinin her iki grup ilaç kombine edilerek iki tane ilaç 14 gün veya 21 güne kadar uzatılarak tedavisi yapılabilir. Buradaki en önemli detay kişilerin beraberce tedavi edilmesi yani erkek veya kadın önemli değil, seksüel partneriyle ilişkiyi devam ettiricekse mutlaka karşı cinsinde tedaviye iştirak etmesidir. Aksi taktirde bir kısır döngü oluşur ve enfeksiyon tedavisi mümkün olmaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikz.com/bel-soguklugu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dudak Bakımı Nasıl Olmalıdır?</title>
		<link>http://www.saglikz.com/dudak-bakimi-nasil-olmalidir.html</link>
		<comments>http://www.saglikz.com/dudak-bakimi-nasil-olmalidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Mar 2011 21:12:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Comrade</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Dudak Bakımı Nasıl Olmalıdır?]]></category>
		<category><![CDATA[dudak çatlaması]]></category>
		<category><![CDATA[dudak kuruması]]></category>
		<category><![CDATA[dudak nasıl yara olur]]></category>
		<category><![CDATA[tahriş olan dudağın bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikz.com/?p=80</guid>
		<description><![CDATA[Dudak Bakımı Nasıl Olmalıdır ? Dudaklarımız vücudumuzda kan dolaşımının en hızlı olduğu organlarımızın biridir. Bu ne anlama gelir? Dudak cildi kendini çok hızlı yeniler, dolayısıyla genellikle özel bir bakıma gereksinim... <a class="meta-more" href="http://www.saglikz.com/dudak-bakimi-nasil-olmalidir.html">Devamını oku <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikz.com/wp-content/uploads/2011/03/dudak-bakimi-2-1735.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-81" title="Dudak Bakımı Nasıl Olmalıdır?" src="http://www.saglikz.com/wp-content/uploads/2011/03/dudak-bakimi-2-1735-300x297.jpg" alt="" width="300" height="297" /></a></p>
<p>Dudak Bakımı Nasıl Olmalıdır ?</p>
<p>Dudaklarımız vücudumuzda kan dolaşımının en hızlı olduğu organlarımızın biridir. Bu ne anlama gelir? Dudak cildi kendini çok hızlı yeniler, dolayısıyla genellikle özel bir bakıma gereksinim yoktur. Fakat bazı durumlarda doktorlarında bakım uygulamaları gerekebilir. Özellikle dudaklarımızın cildi kurumaya eğilimliyse, kuruluktan korumak bakımın temelini oluşturacaktır. Dudak kuruluğu yazın, kışın farklı sebeplerle kendini gösterebilir. Yazın sıcak havanın etkisiyle, aşırı terleyip su kaybından tüm cildimize olduğu gibi dudaklarımızda kuruyabilir, nemlendirmemiz gerekebilir. Kışında soğuk hava, nezle ve grip gibi burun tıkanıklığıyla olan hastalar dudakların kurumasının en başta gelen sebepleridir. Bu gibi durumlarda dudaklarımızı ekstra olarak nemlendirmemiz gerekir. Bazı kişilerde dudak uçukları sıklıkla kendini gösterdiğinden dudakların kuruyup çatlamasına sebep olur. Bunlara karşı önlem almamız gerekir. Yine bünyesi alerjik olan kişilerde gerek yiyeceklere gerekse bir takım kozmetik malzemelere hatta diş macunlarına karşı duyarlılık oluştuğu taktirde dudaklarda kendini gösterebilir. Bu tür durumlarda da önlem almamız gerekebilir.</p>
<p>Tahriş olan dudakların tedavisinde öncelikle dudaklara mekanik bir sebeplememi yoksa kimyasal bir nedenlemi tahriş olduğunun belirlenmesi gerekir. Eğer herhangi bir kozmetik madde, yakıcı bir ilaç olabilir yada bir yiyecekten bazen dudaklar tahriş olabilir. Fazlaca bir kızarıklık ve şişlik varsa o zaman bu kızarıklığı, şişliği ve hatta bazı kişilerde kaşıntı hisside olabiliyor bu tahrişe bağlı olarak, giderecek etken maddeler içeren ilaçlı kremler önerilmektedir. Bunların yanı sıra yine tahrişe bağlı kuruluğu gidermek için çok sık olmak kaydıyla nemlendirici içeren kremlerinde kullanılmasını öneriyoruz. Eğer tahriş mekanikse sebeplere bağlı ise o taktirde genellikle sadece nemlendirici içeren yenilenmeyi hızlandıran ve beş vitamini içeren kremlerin kullanılması yeterli olmaktadır.</p>
<p>Cildimizin tamamı gibi dudaklarımızda güneşten etkilenir. Hatta vücudumuzun geri kalan kısmından daha fazla etkilenir. Çünkü güneş ışınlarının dik olarak temas ettiği bölgeler en başta yüzümüzde dudaklarımız ve bunun yanı sıra elmacık kemiklerimiz, burnumuz gibi çıkıntılı kısımlardır. Fakat dudaklarımızın yandığını genellikle biz geç fark ederiz ve bunun istenmeyen etkileri ortaya çıktığında genellikle geç olmuş olur. Günümüzde artık bunun bilinci ile dudak kozmetiklerinede güneş koruma faktörleri eklenmiştir. Ortalama olarak onbeş numaralı güneş koruma faktörü içeren dudak kozmetikleri yeterli olmaktadır dudaklarımızı korumak için. Bunlar renkli rujlar olsun yada sadece koruyucu şeffaf lipstickler olsun dudakları korumakta yeterlidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikz.com/dudak-bakimi-nasil-olmalidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Probiyotik Besinler</title>
		<link>http://www.saglikz.com/probiyotik-besinler.html</link>
		<comments>http://www.saglikz.com/probiyotik-besinler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Mar 2011 21:23:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Comrade</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[doğal probiyotik besinler nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Probiyotik Besinler]]></category>
		<category><![CDATA[probiyotik besinlerin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[probiyotik nedir]]></category>
		<category><![CDATA[probiyotik ürünler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikz.com/?p=76</guid>
		<description><![CDATA[Probiyotik Besinler Probiyotikler, vücudu zararlı mikro organizmalardan koruyan sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlayan mikro organizmalardır. Probiyotik canlı mikro organizma içeren yiyecekleride probiyotik besinler denir. Prebiyotiklerle karıştırılmaması gerekir. Prebiyotik ise probiyotik... <a class="meta-more" href="http://www.saglikz.com/probiyotik-besinler.html">Devamını oku <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikz.com/wp-content/uploads/2011/03/1300118000_14_sebze_meyve_besin.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-77" title="Probiyotik Besinler" src="http://www.saglikz.com/wp-content/uploads/2011/03/1300118000_14_sebze_meyve_besin.jpg" alt="" width="281" height="211" /></a></p>
<p>Probiyotik Besinler</p>
<p>Probiyotikler, vücudu zararlı mikro organizmalardan koruyan sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlayan mikro organizmalardır. Probiyotik canlı mikro organizma içeren yiyecekleride probiyotik besinler denir. Prebiyotiklerle karıştırılmaması gerekir. Prebiyotik ise probiyotik bakterilerin canlı kalabilmesi için gerekli olan besinlerdir. Yine ikisinide birarada içeren yiyeceklerede sinbiyotik canlılar ve sinbiyotik besinler denir. Probiyotikler canlı dost bakterilerdir. Anne karnında bulunan çocukların bağırsak kordonlarında probiyotik bakteriler bulunmaz, hiçbir mikrop bulunmaz. Doğum anından itibaren anne sütüyle beslenen çocukların flörası genişler ve probiyotik canlılar bağırsaklarına yerleşmeye başlar. Yine anne sütünün alımının devam etmesiyle bağırsak flörasındaki probiyotik canlılar korunmuş olur. Yine normal yetişkin bireylerde de insanların daha çok kalın bağırsaklarında probiyotik canlılar yerleşirler. Bunun dışında sindirim sisteminde, ince bağırsak ve midede yerleşmezler. Besinler alındıktan sonra herhangi bir şekilde etkilenmeden kalın bağırsağa kadar canlı bir şekilde kalabilirler.</p>
<p>Probiyotik yiyecekler doğal olarak kendinden probiyotik olanlar ve daha sonra probiyotik ürün haline getirilmişler olarak iki gruba ayrılabilir. Doğal olarak probiyotik özelliği olan yiyecekler kefir, kımız, turşu, salam gibi bazı yiyeceklerdir. Dışarıdan probiyotik mayaların bakterilerin eklenmesiyle probiyotik özellik sahibi olan yiyeceklerde bebek mamaları, bazı meyve suları yine süt ürünleri, bazı katkılı yağlar, yoğurt ürünleri probiyotik gıdalar arasına girerler.</p>
<p>Probiyotik yiyecek özelliğini taşıması için bir yiyeceğin öncelikle canlı kalabilmesi yani sindirim enzimlerinden ve safra tuzlarından etkilenmeden kalın bağırsağa kadar canlı olarak ulaşabilmesi gerekir. Güvenli olması gerekir. Alınan yiyeceğin vücut için zararlı herhangi bir etkisinin olmaması lazım, sağlıklı bir yiyeceğin içerisine eklenmesi o anlamda önemli. Probiyotik etkisini gösterebilmesi önemlidir. Bu üç özelliği birarada bulundurmayan yiyecekler probiyotik özellik taşımaz.</p>
<p>Probiyotik bakterilerin vücudumuza ve sağlığımıza çok önemli yararları vardır. Bunlar özellikle sindirim sistemi üzerine etkileri daha hızlı yiyeceklerin sindirimi kolaylaştırmaları, bağışıklık sistemimiz üzerinde olumlu etkileri ve derin enfeksiyonların önlenmesi gibi, bazı kanser türlerinin önlenmesi gibi konularda sağlığımıza yararları vardır. Yine probiyotik bakterilerin ve bunu içeren yiyeceklerin kemik erimesi, menopoz gibi bazı doğal süreçlerde oluşabilecek sıkıntılarda da faydalı olduğu kanıtlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikz.com/probiyotik-besinler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte İlaç Kullanımı</title>
		<link>http://www.saglikz.com/gebelikte-ilac-kullanimi.html</link>
		<comments>http://www.saglikz.com/gebelikte-ilac-kullanimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Mar 2011 21:11:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Comrade</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik ve ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte ilaç kullanılırmı]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte İlaç Kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte ilaç kullanmanın zararları]]></category>
		<category><![CDATA[hamileyken ilaç kullanma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikz.com/?p=70</guid>
		<description><![CDATA[Gebelikte İlaç Kullanımı Hamilelikte kontrolsüz ilaç kullanımının zararlarından en korkulanı sakat bir bebek dünyaya getirmektir. Bunun dışında düşük kilolu çocukların doğma olasılığı olabilir. Annede de çeşitli zararlar olabilir. İlaç kullanımına... <a class="meta-more" href="http://www.saglikz.com/gebelikte-ilac-kullanimi.html">Devamını oku <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikz.com/wp-content/uploads/2011/03/gebelikte-ilaç.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-71" title="Gebelikte İlaç Kullanımı" src="http://www.saglikz.com/wp-content/uploads/2011/03/gebelikte-ilaç.jpg" alt="" width="300" height="250" /></a></p>
<p>Gebelikte İlaç Kullanımı</p>
<p>Hamilelikte kontrolsüz ilaç kullanımının zararlarından en korkulanı sakat bir bebek dünyaya getirmektir. Bunun dışında düşük kilolu çocukların doğma olasılığı olabilir. Annede de çeşitli zararlar olabilir. İlaç kullanımına bağlı değil ama belki gebeliğin hassasiyetinden dolayı annenin ilaç kullanmamasından kaynaklanan bir takım zararlar annede olabilir. Doğumsal anormallikler gözle görülebilecek fiziki uzuvlarda fazlalıklar şeklinde görülebilir. Bunun dışında mental yani zihinsel değişikliklerde gözlenebilir. Tabii o anda belki ortaya çıkmayabilir ama daha uzun vadede veya yıllarda en son yapılan araştırmalara göre 20 yıla kadar bu anormallikler ortaya çıkabilmektedir.</p>
<p>Gebelikte ilaç kullanımı iki ucu keskin bir bıçak gibidir. Bir tarafta annenin sağlığı bir tarafta da yeni doğacak bebeğin sağlığı söz konusudur. Genellikle ilaç kullanımı sırasında zararın bebek tarafında olacağı öngörüldüğü için ilaç kullanımından kaçınılmaktadır. Ancak bu durumda da annenin varolan hastalığının tedavisinde risk alması söz konusudur. Dolayısıyla gebelikte ilaç kullanımına karar verebilmek için mutlaka ama mutlaka bir hekim kontrolü ve hekim görüşü gereklidir. Burada hekim bebeğe verebileceği zararı, anneye verebileceği zararları iki farklı terazinin kefelerine koyarak ölçüm yaparak yarar etki açısından değerlendirir. Bir hekim görüşü olmadan ilaç kesinlikle kullanılmamalıdır. Çünkü çok zararlı belirtileri hatta sakat doğuma neden olabilecek ilaçlar vardır, güvenli olan ilaçlar vardır. Bunun bilinçsizce kullanılması durumunda öngörülemeyen zararlar ortaya çıkabilir.</p>
<p>Gebelikte en sık karşılaşılan ilaç kullanımıyla ilgili durum ağrı kesiciler üzerinde toplanmaktadır. Birçok ağrı kesici ilaç piyasada serbest bir şekilde bulunmakta. Herkesin evinde birden çok ağrı kesici ilaç bulunmakta ancak bunların neredeyse tamamına yakını hamilelikte sakıncalı olan ilaç durumundadır. Bitkisel ürünlerinde bazılarının ağrı kesici özelliği olduğu bilinmekte ancak onlarda yine gebelik döneminde sakıncalı ilaç grubunda yer almaktadır. Gebelikte eğer ağrılı bir duruma ilaç alınmadan dayanılabiliyorsa kesinlikle bu ağrıları bu şekilde halletmeye çalışın.</p>
<p>﻿</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikz.com/gebelikte-ilac-kullanimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağız Kokusu – Halitosis</title>
		<link>http://www.saglikz.com/agiz-kokusu-%e2%80%93-halitosis.html</link>
		<comments>http://www.saglikz.com/agiz-kokusu-%e2%80%93-halitosis.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Mar 2011 22:29:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Comrade</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu nasıl geçer]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu nasıl oluşur]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikz.com/?p=60</guid>
		<description><![CDATA[Ağız Kokusu – Halitosis Kişinin ağzında koku olması birçok zaman utangaçlığa ve sosya psikolojik sorunlara neden olur, hatta bu durum çok ilerlediği zaman evliliklerin bile bozulmasına neden olabilir. Ağız kokusu... <a class="meta-more" href="http://www.saglikz.com/agiz-kokusu-%e2%80%93-halitosis.html">Devamını oku <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikz.com/wp-content/uploads/2011/03/agiz_kokusu.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-61" title="Ağız Kokusu – Halitosis" src="http://www.saglikz.com/wp-content/uploads/2011/03/agiz_kokusu.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p>Ağız Kokusu – Halitosis</p>
<p>Kişinin ağzında koku olması birçok zaman utangaçlığa ve sosya psikolojik sorunlara neden olur, hatta bu durum çok ilerlediği zaman evliliklerin bile bozulmasına neden olabilir. Ağız kokusu her zaman kişinin ihmal ettiği diş fırçalamamasından olabileceği gibi çeşitli hastalıklardanda meydana gelebilir. Ağız kokusunun genel olarak nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz;</p>
<p>Ağızın içerisinde bulunan bakterilerin ve mikroorganizmaların artıkları olarak kabul edilen sülfür içeren maddeler kötü kokuya neden olur. Yaşamını yitiren ve yitirmek üzere olan bakteriler bu maddeleri açığa çıkarabilirler. Bakteri tabakaları ve tükettiğimiz her türlü besin gıdalarının artık maddeleri dilin arka bölümünde toplanır. Dilin üzeri çok pürüzlü bir yapıya sahiptir ve bakterilerin ve mikro organizmaların yaşamasına olanak sağlayan bir yapısı vardır. Çoğunlukla sülfür içeren atık maddelerde bu alanda toplanmaktadır. Bunun yanı sıra dişin iç yüzeyi sık sık ve yeteri kadar sterilize edilmezse o kadar kısa süre içerisinde bakterilerin yaşamasına ve çoğalmasına neden olur. Çok ileri seviyede diş eti problemleri olan kişilerin tek başına temizleyebilmesi olanaksız olan bir takım ulaşamayacağı bölümler vardır. Burada biriken atıklarda temizlenmeye temizlenmeye zamanla kötü kokuya neden olur. Ağız boşluğunda meydana gelen kötü kokuların tedavisi oldukça kısa bir süre içinde pozitif sonuçlar verir ve bunun için endişelenmek gerekmez.</p>
<p>Ağız kokusunun tedavisi ise genellikle kolaydır ve çok fazla zahmet gerektiren bir iş değildir. İlk olarak diş sorunlarıyla ilgili olan diğer patolojik sebeplerin tedavisini gerçekleştirin ardında tam bir ağız kontrolü yaptırın. Bu yapılan kontrollerde ağızda bulunan kokunun nedeni bulunur ve ağız boşluğunda biriken sülfür içeren artıkların temizlenmesi sağlanabilir. İleri boyutta diş eti hastalığı veya ağızında çürük dişi bulunan kişiler kesinlikle tedavilerini yaptırması gerekir. Ağız içerisinde zamanla oluşan ve enfeksiyona neden olan maddeler temizlenmeli ve sorun olan dişler gerekiyorsa çekilmelidir. Ağız sterilasyonuna önem verilmelidir. Dişlerin bütün bölümleri ve dil üzeri temiz tutulmalıdır. Ağız içerisinde bulunan enfeksiyonlar profesyonel kişiler tarafından tedavi edildikten sonra tekrar oluşmaması için gargaralar ve diş macunlarıyla bakıma hep devam edilmelidir. Ağızın kuru kalmaması için gün içerisinde sık sık su içerek ağız nemli tutulmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikz.com/agiz-kokusu-%e2%80%93-halitosis.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlkyardım Nedir ?</title>
		<link>http://www.saglikz.com/ilkyardim-nedir.html</link>
		<comments>http://www.saglikz.com/ilkyardim-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Mar 2011 17:41:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Comrade</dc:creator>
				<category><![CDATA[Acil Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[ilk yardım]]></category>
		<category><![CDATA[ilk yardım anında neler yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[ilk yardım nedir]]></category>
		<category><![CDATA[ilk yardımda yapılması gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[ilk yardımın önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikz.com/?p=55</guid>
		<description><![CDATA[İlkyardım Nedir ? Herhangi bir zaman içerisinde hastalanan yahut kazaya maruz kalan kişiye, olay anında ve başka bir yere sevk etmeden sadece kaza çevresinde bulunan materyaller yardımıyla, tıbbi dayanağı olmayan... <a class="meta-more" href="http://www.saglikz.com/ilkyardim-nedir.html">Devamını oku <span class="meta-nav">&#187;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikz.com/wp-content/uploads/2011/03/acil_ilk_yardim.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-56" title="İlkyardım Nedir ?" src="http://www.saglikz.com/wp-content/uploads/2011/03/acil_ilk_yardim-300x298.jpg" alt="" width="300" height="298" /></a></p>
<p>İlkyardım Nedir ?</p>
<p>Herhangi bir zaman içerisinde hastalanan yahut kazaya maruz kalan kişiye, olay anında ve başka bir yere sevk etmeden sadece kaza çevresinde bulunan materyaller yardımıyla, tıbbi dayanağı olmayan ilk müdahaleye ilkyardım denir.</p>
<p>İlkyardımı, temel ilkyardım eğitimi almış olan tüm kişiler yaş farketmeksizin gerçekleştirebilir. Örneğin henüz anaokuluna giden yedi sekiz yaşlarında bir çocuk evin içerisinde ebeveynlerinden birisine acil müdahale gerektiğinde 112&#8242;yi ücretsiz olarak arayarak profesyonel destek isteyebilir. İlköğretim ve lise çağındaki gençler ise en azından bulundukları ortamda bir kişinin bayılma durumunda, bayılan kişiyi düz bir yere yatırarak ayaklarını havaya yükseltmeyi bilmelidirler.</p>
<p>İlkyardımın temel olarak üç tane amacı vardır. Bunlar önem sırasına göre hayat kurtarmak, kişinin bulunduğu ortamdaki durumunun daha kötüye gitmesini durdurmak ve sakatlıkları önlemektir. Bu ilkyardım kurallarını uygularken ise kişinin dikkat etmesi gereken ve sırayla yapması gereken altı tane adım vardır. Bunlarda yine sırasıyla, tedbir, teşhis, tedavi, haberleşme, triaj ve taşımadır.</p>
<p>Tüm bu durumlarda ilkyardımı uygulayacak kişilerinde uyması gereken bazı kurallar vardır. İlk olarak hasta veya yaralıların durumlarını belirlemek ve ilkyardıma ihtiyaçlarının olup olmadığını gözlemlemektir. Sonrasında ise ilkyardım uygulayacağı kişilerin heyecanından veya korkularından arınıp sakinleşmesini sağlamaktır. Eğer ilkyardım uygulanacak kişiler birden fazla ise bu hastalara veya yaralılara müdahale edilicek olan ekip organize edilmeli ve tek bir koldan müdahale gerçekleştirilmelidir. Hasta veya yaralı kişinin mutlaka vücudu sıcak tutulmalıdır. Eğer çevresi bunu olanaksız kılıyorsa kesinlikle ilkyardım uygulanacak kişi gömlek, battaniye ve benzeri eşyalarla profesyonel kişiler gelene kadar sıcak bir şekilde bekletilmelidir. Hasta veya yaralının olası bir şok durumuna girmemesi için yarasının mutlaka gösterilmemesi gerekir, aksi taktirde kişi bayılabilir. Hasta veya yaralılara mümkün olduğunca hareket ettirmeden müdahale etmek gerekir. Tüm bunların yanında 112 acil servisinin aranması ihmal edilmemelidir.</p>
<p>İlkyardımda ABC kuralı unutulmamalıdır. İlkyardım uygulanacak kişinin bilinç durumu kontrol edilmeli ve negatif ise şu adımlar hızla değerlendirilmelidir:</p>
<p>A &#8211; Hava yolunun açık veya kapalı olduğunun değerlendirilmesi</p>
<p>B &#8211; Solumun yolunun açık veya kapalı olduğunun değerlendirilmesi</p>
<p>C &#8211; Dolaşım Desteği</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikz.com/ilkyardim-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

